Menu
RSS
Korkuteli’nde Pozitif Vaka Sayısı 15’e Yükseldi

Korkuteli’nde Pozitif Vaka Sayısı 15’e Yükseldi

Korkuteli Kaymakamı Ömer Çimşi...

Antalya Baro Başkanı Polat Balkan Ameliyata Girdi

Antalya Baro Başkanı Polat Balkan Ameliyata Girdi

Antalya Baro Başkanı Polat Bal...

Antalya’da Korona Virüs Denetimi Bin 500 Polisin Katılımıyla Başladı

Antalya’da Korona Virüs Denetimi Bin 500 Polisin K…

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu...

Antalya Sahillerinde Eskiye Dönüş: Yoğunluk Eski Günleri Aratmadı

Antalya Sahillerinde Eskiye Dönüş: Yoğunluk Eski G…

Antalya’da Kurban Bayramı tati...

Antalya Dahil 72 Barodan Ortak Açıklama: Hatay Barosu Başkanı Dönmez’in Yanındayız

Antalya Dahil 72 Barodan Ortak Açıklama: Hatay Bar…

72 baro, Hatay Barosu Başkanı ...

Ankara Kulislerini Hareketlendiren İddia: Muharrem İnce Parti Kuruyor

Ankara Kulislerini Hareketlendiren İddia: Muharrem…

Son cumhurbaşkanlığı seçimleri...

Prev Next

CHP Muratpaşa İlçe Kadın Kolları Başkanı Gülen Ercan: Pınarlar Kurumasın

CHP Muratpaşa İlçe Kadın Kolları Başkanı Gülen Ercan: Pınarlar Kurumasın

Ülkemizde kadın cinayetleri dur durak bilmiyor. Hergün çeşitli illerden gelen haberlere göre birçok kadın erkekler tarafından dövülüyor, işkence görüyor ya da en son öldürülüyor. Muğla’da 5 gündür kayıp olan Pınar Ercan’da henüz 27 yaşındayken erkek arkadaşı tarafından öldürüldü.

CHP Muratpaşa İlçe Kadın Kolları Başkanı Gülen Ercan, Pınar’ın öldürülmesi ve İstanbul Sözleşmesi’nin son günlerdeki tartışmaların adeğinerek yazılı bir açıklamada bulundu.

Ercan “Kadınlar hayatta kalmaya, hayatlarına dair kararlar almaya, eziyet edilerek öldürülmeye devam ediyor. Kadın olmak zor. Gülüşler solmaya, Pınar’lar kurumaya devam ediyor.

Yanındayken değerini bilmeyenler, sevgiyi tüketenler, kaybedince yok ediyor.

Gün geçmiyor ki tanımadığımız bir kadının adını ezberliyor, acısını yaşıyoruz. Yaşamı güvence altına almak yerine var olanı yok etmeye çalışıyoruz.

Bir kez daha İstanbul Sözleşmesi yaşatır, diyoruz” dedi.

CHP Muratpaşa İlçe Kadın Kolları Başkanı Gülen Ercan yazılı açıklamasında konu ile ilgili şunları belirtti:

Nedir İstanbul Sözleşmesi;

“Kısaca İstanbul Sözleşmesi olarak ifade etsek de tam adı; "Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi".

Kadına yönelik şiddet konusunda bağlayıcılığı olan bu ilk uluslararası sözleşme, 2011 yılında İstanbul'da imzaya açıldı. O nedenle İstanbul Sözleşmesi diyoruz. 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe girdi.

Özetle şöyle Sözleşmenin imzalanmasının amacı:

1)Kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve aile içi şiddeti önlemek;

2)Kadına karşı her türlü ayrımcılığı ortadan kaldırmak ve kadın-erkek eşitliğini önemli ölçüde yaygınlaştırmak;

3)Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin mağdurlarının korunması için politikalar tasarlamak;

4)Kadına karşı şiddeti ortadan kaldırmak için uluslararası işbirliğini yaygınlaştırmak;

5)Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin ortadan kaldırılması maksadı güden kuruluşlar ile kolluk kuvvetleri birimlerinin işbirliği yapmalarına destek vermek.

Bu kapsamda, sözleşme, taraf devletlere şu davranışlara yönelik cezai veya başka bir hukuki yaptırım öngörmeyi zorunlu kılıyor:

- Ev içi şiddet (fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik);

- Taciz amaçlı takip;

- Tecavüz dahil, cinsel şiddet;

- Cinsel taciz;

- Zorla evlendirme;

- Kürtaja zorlama ve kısırlaştırmaya zorlama.

Hangisi yanlış?

Hangisi kötü, zararlı, yıkıcı??  Türk aile yapısının neresinde şiddet normal?

 Sözleşme, Cinsiyeti her ne olursa olsun insan haklarını uygulama ve korumanın önemini vurguluyor ve bunu garanti altına alıyor.

Toplumsal cinsiyet eşitliği ise, kadının toplum hayatında ikinci sınıf bir muamele görmesinin önüne geçmeyi amaçlayan bir eşitlik.

Kadınların Hukuki Güvencesi

"Sözleşmenin tek amacı var, o da kadınları şiddetten korumak. İptali yıkımın boyutlarının artması , az da olsa alınan tüm mesafenin yok edilmesi demek olacak"

Sözleşmenin uygulanma sürecinde yaşanan sorunlar nedeniyle kadın cinayetleri vahşete dönüşmüşken, uygulamada ve mevzuatta iyileştirmeler yapılması beklenirken, konuşulan meselenin sözleşmeden çıkma noktasında olması;

erkek şiddetine kurban giden kadınların nasıl birer rakama dönüştüğünün ve kamu otoritelerince ne kadar önemsenmediğinin bir göstergesi, Türkiye'nin temel hak ve özgürlükler alanında her gün bir adım daha geriye gittiğinin ise kanıtıdır.

İstanbul Sözleşmesi'nden çıkma düşüncesi ise, kazanılmış haklara müdahale teşkil ederek, yalnızca kadınların değil, herkesin tepki göstermesi gereken bir hak mücadelesidir.

Ülkemizde kadının yaşama hakkı için gereken yasal düzenlemeleri daha çok tartışmalıyız. Çünkü;  Liderimizin de dediği gibi,” dünyada her şey kadının eseridir.”

Tüm bu nedenlerle Muratpaşa ilçe kadın kolları olarak kadının al yazma ile sessiz çığlığı için Alyazma Hareketi başlatıyoruz. Muratpaşa sınırları içerisinde oturan kadınları balkonlarına, pencerelerine kırmızı yazma asmaya davet ediyoruz”

yukarı çık
0
Paylaşım