Menu
RSS

Antalya İl Koordinasyon Kurulu: ‘Geziye, Emeğimize, Mesleğimize Sahip Çıkıyoruz’

Antalya İl Koordinasyon Kurulu: ‘Geziye, Emeğimize, Mesleğimize Sahip Çıkıyoruz’

TMMOB Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nde ‘Geziye Emeğimize Sahip Çıkıyoruz’ sloganı ile Antalya İl Koordinasyon Kurulu (İKK) tarafından basın açıklaması gerçekleştirdi.

Antalya İl Koordinasyon Kurulu adına basın açıklamasını Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Derya Ünver okudu. Ülkedeki yaşanılan sıkıntılara ve ekonomik krize değinen Ünver, “Ülkemiz ekonomiden siyasete kadar her alanda büyük bir kriz içerisindeyken, krizin sorumlusu olan

iktidar halkın sorunlarına çözüm üretmek yerine toplumsal muhalefeti susturmaya çalışarak başarısızlığının üstünü örtmeye çalışıyor.

Ülke tarihimizin en kitlesel ve uzun süreli halk hareketlerinden biri olan Gezi Direnişi’ni organize ettikleri gerekçesiyle aralarında TMMOB Yönetim Kurulu Üyemiz Mücella Yapıcı, Şehir Plancıları Odamızın İstanbul Şubesi’nin eski başkanı Tayfun Kahraman ve Mimarlar Odamızın Hukuk Müşaviri

Can Atalay’ın da bulunduğu arkadaşlarımıza verilen cezalar, iktidarın toplumsal muhalefeti cezalandırma ve sindirme siyasetinin son adımı olmuştur.

İktidar güdümündeki mahkemenin verdiği bu cezaların hiçbir hukuki dayanağı ve toplumsal meşruiyeti bulunmamaktadır. Gezi Direnişi ve bu direnişin parçası olmuş herkes bu tarih karşısında ve toplum vicdanında tertemiz ve lekesizdir.

Siyasi iktidarın arkadaşlarımız ve Taksim Dayanışması nezdinde cezalandırmak istediği Gezi Direnişi olduğu kadar, parkına, şehrine, doğasına, tarihine sahip çıkan mühendis, mimar ve şehir plancılarının tümüdür. Siyasi iktidarın cezalandırmak istediği, mesleki bilgisini halktan yanan kullanan kamucu mühendis,

mimar, şehir plancılarının mücadelesidir; TMMOB ve bağlı odalarının onurlu mücadele geleneğidir.

İktidar zorbalığına dün boyun eğmedik, bugün de boyun eğmeyeceğiz. Gezi Direnişini, Gezi Davası’nda ceza alan arkadaşlarımızı, uğruna bedeller ödediğimiz değerlerimizi, kamusal faydayı ve meslektaşlarımızın haklarını savunmaya devam edeceğiz.

Tükeniyoruz

Hayat pahalılığı, işsizlik ve yoksulluk toplumun tüm kesimlerini tükenme noktasına getirdi. Ürettiğinin, alın terinin karşılığını alamadan çalışan milyonlarca emekçi ev kirası, ulaşım masrafları ve faturalar nedeniyle ay sonunu getiremez oldu. Milyonlarca kişi geçimini sağlayabilmek için

borç batağına sürüklenerek adeta bankalar için çalışır hale geldi. Yoksulluk ve geçim sıkıntısı halkın yaşam tarzı haline geldi.

Derin ekonomik kriz mühendis, mimar ve şehir plancılarının hayatlarını da etkiliyor. Başta işsiz meslektaşlarımızın olmak üzere kamuda ve özel sektörde her türlü mühendislik, mimarlık ve şehir planlama hizmetlerini, planlama, projelendirme, uygulama,

denetleme işlerini yapan meslektaşlarımız giderek daha büyük bir hayat zorluğu ile baş etmeye çalışıyor.

Uzun yıllardır sistematik olarak uygulanan neoliberal politikalar sonucunda, kamuda çeşitli statülerde çalışan ve farklı ücretler alan mühendis, mimar ve şehir plancılarının ekonomik ve sosyal koşulları, üstlendikleri sorumluluklara ve almış oldukları eğitime uymayan bir düzeye geriletilmiştir.

Kamudaki mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki iş alanları daraltılmıştır.

Ücretli çalışan meslektaşlarımızın çalışma koşulları kriz derinleştikçe daha da zorlaşmaktadır. İşten çıkarılma tehdidini her zaman yanı başında hisseden meslektaşlarımız kriz koşullarında ilk gözden çıkarılacaklar listesinde bulunuyor. İşsizlik tehlikesi; düşük ücretlerle esnek,

güvencesiz ve sağlıksız koşullarda çalışma mecburiyetinin hatırlatıcısı olarak meslektaşlarımız üzerinde açık bir tehdit oluşturuyor.

Ücretlerimiz enflasyon karşısında giderek eriyor ve yaşam standardımız dibe doğru çekiliyor. İşsiz kalma, mühendis emeğinin değersizleşmesi ve niteliksiz işlerde istihdam edilme meslektaşlarımızın en önemli sorunu haline gelmiş durumda. Nitelikli bir eğitim alan, köklü üniversitelerden iyi derecelerle mezun olmuş birçok genç meslektaşımız,

mesleki, maddi ve sosyal tatminsizlik nedeniyle geleceğini yurt dışında arıyor.

Yıkıcı etkisi her defasında daha da artan iktidar uygulamaları, meslek alanlarımızın daraltılmasına, mesleklerimize ve meslektaşlarımıza verilen önemin azalmasına neden oldu. Meslek icra ettiğimiz alanlarda üstlendiğimiz kamusal hizmetler ticarileştirildi, mesleklerimizin toplumsal niteliği aşındırıldı” dedi.

yukarı çık
0
Paylaşım