Menu
RSS
Antalya İYİ Parti Milletvekili Hasan Subaşı; Tek Adam Rejiminin Adı Diktatörlük

Antalya İYİ Parti Milletvekili Hasan Subaşı; Tek A…

İYİ Parti Antalya Milletvekili...

Antalya'da Alacasu Koyu Eylemi

Antalya'da Alacasu Koyu Eylemi

Antalya’nın Kemer ilçesindeki ...

Antalya’da Vaka Sayılarında Bir Ayda Yüzde 100'lük Artış

Antalya’da Vaka Sayılarında Bir Ayda Yüzde 100'lük…

Antalya’da 100 bin kişide görü...

235 Otel İcralık Oldu

235 Otel İcralık Oldu

Pandemi öncesi bankalar alacak...

Prev Next

Asıl Organize Suç Örgütü Kim?

Asıl Organize Suç Örgütü Kim?

Tam 39 yıl önce mesleğe ilk adımı attığımda dünyanın en mutlu ve en gururlu insanı bendim. Öyle ki, fotoğraf makinamı omzuma asıp sokağa çıktığımda sanki dünyanın merkezinde ben vardım ve

dünya benim için dönüyormuş gibi hissediyordum. Henüz 17 yaşındaydım ama girdiğim ortamlarda babamdan daha yaşlı insanların saygısıyla karşılaşıyor ve ben buna çok şaşırıyordum.

Dünyanın en mutlu ve gururlusuydum çünkü çok saygın bir mesleğin erbabı olmuştum. Artık gazeteciydim…

Artık emekli bir gazeteciyim ancak ne mutlu ne de gururluyum…

Çünkü artık gazetecilik saygın bir meslek değil ne yazık ki…

Çünkü artık büyük bir kesimde ‘akçeli işler’le anılıyor…

Onuruyla, namusuyla görev yapanları elbette tenzih ediyorum ancak ‘satılık-kiralık gazeteciler’i artık her pisliğin içinde görebiliyoruz.

Rüşvet, şantaj, yalakalık bu gazetecilerin şiarı olmuş…

Hatta bu öyle kanıksanmış ki, onuruyla, namusuyla çalışan (ve böyle çalıştığı için doğal olarak para kazanamayan) gazetecilere ‘beceriksiz, iş bilmez’ yaftası takılıyor.

Öyle ya, gazeteci demek ‘işini bilmek’ demek. Sen eğer 40 yılını verdiğin meslekte maddi olarak bir arpa boyu yol almamışsan ‘iş bilmez’in önde gidenisin…

Dolayısıyla mesleki olarak ağzınla kuş da tutsan bir kıymetin yok. Bakın çevrenize evi, arabası, yatı, katı olan ‘işbilir’ gazetecileri çokça göreceksiniz. Etiketleri ‘gazeteci’dir amma gazetecilikten başka her işi yaparlar.

En önemli özellikleri de yalakalıklarıdır. Akçenin kokusunu almaya görsünler ulaşana kadar yalamadık yer bırakmazlar. Hani şu doğruları söylüyor diye 9 köyden kovulan,

organize suç lideri diye adlandırdıkları Sedat Peker’in, ‘Namusu maaşı kadar olan gazeteciler’ var ya benim bahsettiklerim de işte onlarla aynı familyadan…

Oxford Üniversitesi Reuters Enstitüsü tarafından yapılan Dijital Haber Raporu (Digital News Report 2018) ülkemizde gazeteciliğin günümüzde geldiği noktayı ortaya koyuyor. 37 ülkedeki yalan haber,

medyaya güven ve haber tüketicilerinin davranışlarının incelendiği rapora göre Türkiye, yanıltıcı ve sahte haberlerin en çok yapıldığı ülke…

Yine aynı rapora göre  ‘Türkiye’de haberlere güvenirim’ diyenlerin oyanı yüzde 38. Türkiye’de sosyal medyadaki haberlere güven ise yüzde 33 oranında. Yani toplum basındaki haberlerden daha çok sosyal medyaya güveniyor…

Ne kadar gurur verici değil mi?..

Yasama, Yürütme ve Yargı’dan sonra dördüncü kuvvet olan basınımızın geldiği nokta, yanıltıcı ve sahte haberlerde ulusal çapta birincilik. Bizi komşu Yunanistan ve Malezya takip ediyor.

Sıralamada en sonlarda isi Almanya, Danimarka ve Hollanda yeralıyor…

Son söz; Gazeteci Yılmaz Özdil, Sedat Peker için kullanılan ‘organize suç örgütü lideri’ lafzından yola çıkarak, “Kalemini etik yerine tetik olarak kullanan, karşılığında menfaat elde eden,

aynı merkezden servis edilen asılsız haberleri fotokopi gibi birebir cümlelerle yayan, tehdit eden, senkronize linç kampanyaları yürüten ‘kiralık gazeteciler’ organize suç örgütü tanımına cuk oturmuyor mu” diyor yazısında.

Haksız mı ? Bence de cuk oturuyor.

Dolayısıyla Özdil’in dediği gibi organize suç örgütü tanımı yeniden yapılmalı…

yukarı çık
0
Paylaşım