Menu
RSS
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şubesi Madımak’ı Andı

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şubesi Ma…

Pir Sultan Abdal Kültür Derneğ...

Antalya Eğitim İş: Madımak`ı Yakan Ateş, Yüreklerimizde Hâlâ Kordur

Antalya Eğitim İş: Madımak`ı Yakan Ateş, Yürekleri…

Eğitim İş Sendikası Antalya Şu...

Antalya Baro Başkanı Polat Balkan Yine Ankara Yolunda

Antalya Baro Başkanı Polat Balkan Yine Ankara Yolu…

Barolar hakkında iktidar taraf...

Antalya’da İşçilerden Uyarı: Kıdem Tazminatına Dokunma

Antalya’da İşçilerden Uyarı: Kıdem Tazminatına Dok…

Türk İş’e bağlı sendikaların b...

Antalya Tüm Emekli Sen: Pandemiden Ölmedik, Yoksulluktan Ölmek İstemiyoruz

Antalya Tüm Emekli Sen: Pandemiden Ölmedik, Yoksul…

Tüm Emekliler Sendikası Antaly...

Antalya İl Koordinasyon Kurulu: Barolar Birliğini Destekliyoruz!

Antalya İl Koordinasyon Kurulu: Barolar Birliğini …

TMMOB Antalya İl Koordinasyon ...

Antalya Valisi Yazıcı: Ayrım Yapmadan Görev Yapacağız

Antalya Valisi Yazıcı: Ayrım Yapmadan Görev Yapaca…

Vali Ersin Yazıcı Antalya İl E...

Dereköy Yaylasından Devlet Yetkililerine Çağrı: Kömür Madenini İptal Edin!

Dereköy Yaylasından Devlet Yetkililerine Çağrı: Kö…

Dereköy Yaylasında açılmak ist...

Antalya CHP’de PM Aday Adayları

Antalya CHP’de PM Aday Adayları

Cumhuriyet Halk Partisi’nde ku...

Prev Next

Antalya CHP Milletvekili Özer: Halkın Şikayetleri Neden Duymazdan Geliniyor?

Antalya CHP Milletvekili Özer: Halkın Şikayetleri Neden Duymazdan Geliniyor?

Çevre Bakanlığının bütçe komisyonundaki görüşmesinde maden ocaklarının hızla arttığına dikkat çeken ve her yıl en az 10 bin maden işletme ruhsatı verildiğini belirten CHP’li Özer, Bakan’a “Neden yöre halklarının şikayet ve itirazlarını duymazdan geliyorsunuz?” diye sordu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmesinde maden ocaklarının ÇED süreçlerini ve doğaya verdiği zararları dile getiren CHP Antalya Milletvekili Aydın Özer, yöre halkının şikayetlerinin neden duyulmadığını sordu.

Komisyonda yaptığı konuşmada madencilik faaliyetleriyle ilgili olarak 2011’den bu yana 110 bin 160 maden işletme ruhsatı verildiğini belirten Özer, “Her yıl en az 10 bin işletme ruhsatı verilmiş. Birçoğu da ruhsatsız işletiliyor” diyerek şunları söyledi:

Müsteşar Ruhsatsız Tesisleri Açıklamış

 “Bakanlık eski Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk 2018’deki ‘Mermer Kesiminde Çevre Kirliliği ve Önlemleri’ başlıklı yayınında bu tesislerin birçoğunun ruhsatsız olduğunu, bu tesislere, elektrik ve su verildiğini, atık suları arıtılmadan kanalizasyona bağlanıp derelere akıtıldığını belirtmiştir.

Ayrıca bu tesislerin çevreyi ciddi olarak kirlettiğini de kayda geçmiştir. Siz bakanlık müsteşarınızın bu sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizin denetim kapsamınız nedir? Ruhsatsız olan ocakların işletilmesine neden göz yumulmaktadır?

Neden çevreyi kirleten bu ocaklar kapatılmamaktadır? Bugüne kadar, çevreyi kirlettiği için arama veya işletme ruhsatı iptal edilen ocak sayısı nedir?”

Yöre İnsanı Hukuk Mücadelesi Veriyor

Ülkenin her yanında halkın toprağını korumaya çalıştığını, doğayı talan eden şirketlere karşı hukuk mücadelesi verdiğini ve tahsislerin iptali için uğraştığına dikkat çeken CHP’li Özer şöyle devam etti:

“Antalya Akseki’de TEKNOMER şirketinin mermer ocağı açmak istediği bölgede endemik bitkiler, zirai bilirkişi raporuna göre 10.588 adet zeytin ağacı, pek çok dere yatağı ve tatlı su kaynağı, 17 noktada arkeolojik sit alanı ile burada evleri olan binlerce insanın yaşam alanı vardır.

İbradı'da ise valiliğin ÇED gerekli değildir kararı nedeniyle halkımız endişeli. Kardelenler diyarı diye bilinen Karamıklı Yaylası’nda NAYA mermer şirketi mermer ocağı açmak istiyor.

Bölgenin içme suyu kaynağına 500 metre mesafede açılmak istenen ocağa yol için bölgedeki sedir ağaçları da kesilmeye başlandı. Burada mermer ocağı açılırsa içme suyu kalmayacak.

Ağaç popülasyonu azalacak, kardelenler ve endemik bitkiler yok olacak, çevre, doğal yaşam ve alternatif turizm zarar görecek.”

Neden Ocakların Zararlarını Görmüyorsunuz

CHP’li Özer konuşmasında Çevre Bakanına şu soruları da yöneltti:

“Bakanlığınız neden madencilik faaliyeti olan, talepte bulunulan yerlerdeki yöre halkının şikâyetlerini ve itirazlarını duymazdan geliyor? Neden maden ocaklarının çevreye verdiği zararları görmezden gelmektesiniz?

Bugüne kadar yöre halkının, STK'ların ve bilirkişi raporlarının itirazlarına rağmen kaç tane ocağın işlemesine izin verilmiştir? Kaç tanesine izin verilmemiştir? Bakanlığınızın misyonu doğal yaşamı korumak ve yaşanabilir bir çevre sağlamak ise neden

genel olarak buna uygun davranmıyorsunuz? Neden çevreyi koruma hedefiniz yok? Neden insan sağlığını koruma hedefiniz yok?”

yukarı çık
0
Paylaşım