Menu
RSS
Antalya Kent Konseyi Eğitim Çalışma Grubu: Pandemi Sürecinde Eğitimde Sorun Büyük

Antalya Kent Konseyi Eğitim Çalışma Grubu: Pandemi…

Eğitimde pandemi sürecinde yaş...

Antalya’ya Sağanak Uyarısı

Antalya’ya Sağanak Uyarısı

Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü...

Antalya Kadın Platformu: Melek İpek Serbest Bırakılsın!

Antalya Kadın Platformu: Melek İpek Serbest Bırakı…

Antalya Kadın Platformu Güllük...

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2021’in İlk Meclis Toplantısı Tatil Edildi

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2021’in İlk Mecl…

Antalya Büyükşehir Belediyesi’...

Gazeteciler 10 Ocak’ta Mesleği Konuştu: “Sorunları İktidar Çözmez”

Gazeteciler 10 Ocak’ta Mesleği Konuştu: “Sorunları…

Çağdaş Gazeteciler Derneği Akd...

Antalya CHP Milletvekili Zeybek: Diyaliz Teknikerleri Çözüm Bekliyor

Antalya CHP Milletvekili Zeybek: Diyaliz Teknikerl…

CHP Antalya Milletvekili ve TB...

Antalya CHP İl Kadın Kolları Başkanı Deveci: Tutuklu Gazeteciler Serbest Bırakılsın!

Antalya CHP İl Kadın Kolları Başkanı Deveci: Tutuk…

CHP Antalya İl Kadın Kolları B...

Prev Next

Antalya'da Yaşam Savaşı Veren Oğlu İçin Atılan ‘Gebersin’ Mesajını Gören Annenin Feryadı

Antalya'da Yaşam Savaşı Veren Oğlu İçin Atılan ‘Gebersin’ Mesajını Gören Annenin Feryadı

Antalya'da doktorların 3 ay ömür biçtiği doğuştan ağır epilepsi ve kesin tedavisi bulunmayan mikrosefali (baş küçüklüğü) hastası olan 2,5 yaşındaki oğlu için, sosyal medya üzerinden bir kişinin kendisine gönderdiği ‘Oğlun gebersin daha iyi’ mesajını okuyan anne Ceylan Özdemir, duruma tepki gösterdi.

Gözleri görmeyen, konuşamayan, duymayan ve yaşam savaşı veren oğluyla ilgili hakaret ve küfür eden kişiye seslenen Özdemir, “Bu tip konulara üzülmüyordum ama bu seferki canımı yaktı. Küçücük el kadar çocuk sana ne yapmış olabilir. Ağzı var dili yok.

Kendince bir yaşam mücadelesi var” dedi.

Antalya'da yaşayan Tarık ve Ceylan Özdemir çifti 2017 yılı Aralık ayında ilk çocuklarının dünyaya gelmesinin mutluluğunu yaşadı. Son derece sağlıklı olan erkek çocuklarına Ata ismini veren genç çift, günler ilerledikçe çocuklarının davranışlarında farklılıklar gözlemledi.

İddialara göre doğumun gerçekleştiği özel hastanede son derece sağlıklı dünyaya geldiği söylenen minik Ata'yı başka bir hastaneye götüren Özdemir çiftinin bebeklerinde, epilepsi ve kesin bir tedavisi bulunmayan mikrosefali (baş küçüklüğü) hastalığı teşhis edildi.

Dünyaları bir anda kararan Özdemir çifti, hastaneyi ihmalle suçlayarak hukuki süreç başlattı.

Haberin Videosu:

“Oğlun Gebersin Daha İyi”

Bu yaşına kadar birçok kez yoğun bakıma girip amansız hastalığıyla savaş veren Ata’nın ailesi, bir süre önce akciğer enfeksiyonuna yakalanmış, 'ölecek' denilirken tekrar savaşı kazanıp evine taburcu edilmişti.

Entübe edilen çocuklarını eğlendirebilmek ve kendisi ile diğer engelli çocukların ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına sosyal medya hesapları açan Özdemir ailesi, burada çocuklarının bakımı konusunda diğer engelli çocukların aile bireylerini de bilgilendirici yönde videolar yayınladı.

Özdemir çifti, geçtiğimiz günlerde gelen bir mesajla şoke oldu. İnstagram hesabından bir kadına ait profilden anne Ceylan Özdemir’e, “Oğlun geberir inşallah, gebersin daha iyidir. Mide bulandırıcı bir oğlunuz var. Çok komiksiniz. Yazık acıyorum halinize, bir de gençsiniz.

Sen kocana engelli bir çocuk vermişsin daha sana ne diyeyim. Kadın bile değilsin sen” şeklinde mesajlar atıldı.

Canı çok yanan Ceylan Özdemir, mesajı gönderen kişinin iki çocuk sahibi bir anne olduğunu ileri sürdü. Sosyal medyadan çektiği bir videoyla duruma tepki gösteren Özdemir, “Ata dünyaya böyle gelmek istemezdi. Allah onu öyle yarattı ve böyle geldi dünyaya.

Ben onu böyle kabul ettim. O benim canım ciğerim, evladım, yavrum. Zamanında 'İlerleyen zamanlarda, çocuğunun eli, ayağı dönecek. Konuşamayacak, seni anlamayacak. Sen kendini paramparça edeceksin ama eline bir şey geçmeyecek' demişlerdi.

Bunları çok yaşadım. Ama ben bunlara takılı kalmadım. Hiçbir zaman olsun Ata’dan bir gün olsun bile umudumu kesmedim. Çünkü ben, nefes aldığı sürece umut vardıra inanıyorum. Yaşamak çok güzel bir şey. Ne şekilde yaşadığın önemli değil.

Allah sana ne şekilde nefes verdiyse, sen ona o şekilde tutunmak zorundasın” dedi.

“Bu Nasıl Bir Hastalık, Bu Nasıl Bir Vicdan, Anlamakta Zorluk Çekiyorum”

Oğluyla gurur duyduğunu belirten Özdemir, sözlerine şöyle devam etti:

“Siz ne şekilde eleştiri yaparsanız yapın, ne kadar kötü yorum yaparsanız yapın, bu durum hoşunuza gitmese de ben oğlumla gurur duyuyorum. Onun yaşama olan savaşıyla gurur duyuyorum. Başkalarının zoruna gidebilir, ya da bunu bir hastalık haline getirip takıntı yapabilirler.

Son 10 gündür bunu yaşıyoruz. Normalde Youtube'dan kötü yorumlar geliyor, silip engelliyorum. Arkasında kesinlikle durmuyorum. Çünkü bana ihtiyacı olan bir evladım var. Benim enerjime ihtiyacı olan bir çocuğum var.

Ben enerjimi bu tip şeylerle harcayamam ama bu sefer ki olayda takıntı haline getirildi. “Sen bu çocuğu neden doğurdun, sen ne biçim kadınsın kocana engelli bir çocuk verdin. Senin çocuğunun Allah belasını versin.

Gebersin, yaşamasın” gibi, şu mübarek Ramazan ayında ağzıma alamayacağım kelimeler etti bana. Ben sustukça, silip engelledikçe, farklı farklı hesaplardan sürekli yazmaya devam etti.

Dediğim gibi normalde ya çocuk yazmıştır ya da aklı başında olmayan biri yazmıştır, silip engelleyip geçtim. Ama bunu yazan iki çocuklu bir anne. Küçücük bir çocuğun ölmesini isteyecek kadar anne olabilmiş. Anneyim diyor. Ben en çok buna kızdım.

Sen bir annesin, senin bir evladın var. Nasıl bu kelimeleri edebiliyorsun. Bu nasıl bir hastalık, bu nasıl bir vicdan, anlamakta zorluk çekiyorum.”

“Ne Benim Kadınlığım Kaldı, Ne Oğlumun Çocukluğu Kaldı”

Özdemir, hakaretlerin ardı kesilmeyince konuyu yargıya taşıdığını aktararak, “Artık yargı onun cezasını verecek. Şu an yurt dışındaymış, ne yaparsa yapsın onu ben her şekilde bulacağım. Kimse benim çocuğuma, ‘ölsün’, ‘gebersin’, ‘yaşamasın’ diyemez.

Kimsenin bunu demeye hakkı yok. Küçücük el kadar çocuk sana ne yapmış olabilir. Ağzı var dili yok. Kendince bir yaşam mücadelesi var. Annesi olarak desteğiyim onun. Bizim sana ne zararımız dokunabilir. Arkasından tekrar hakaretler etmeye başladı.

Ne benim kadınlığım kaldı, ne oğlumun çocukluğu kaldı. Nefret içerikli cümleler kurmaya başladı. Hanımefendinin 2 çocuklu olduğunu öğrendik. Özür dilemeye başladı. ‘Özür dilerim ben böyle olsun istemezdim.

Benim hesabıma girip başkaları yazmış’ dedi” şeklinde konuştu.

“Bu Seferki Canımı Çok Yaktı”

“Allah seni ve senin gibileri ıslah etsin” diyerek sözlerine sürdüren Ceylan Özdemir, hakaret eden kişiyi affetmediğini belirterek, “Her şeyi affedebilirim ama benim çocuğuma bu sözleri söyleyemezsin. Kesinlikle affetmiyorum.

Ben anne olarak utanıyorum bu sözleri söylemeye çalışırken ama sen bir insan olarak utanmıyorsan senin için benim ve kimsenin yapabileceği bir şey yok. Üzülme diyeceksiniz, boşver diyeceksiniz.

Zaten bu tip konulara üzülmüyordum ama bu seferki canımı yaktı. Bugünden itibaren de çok fazla düşünmeyip, oğluma odaklanmak istiyorum. Benim daha büyük dertlerim, sorumluluklarım var. Bunlara üzülecek bir lüksüm yok. Bana ihtiyacı olan bir evladım var" dedi.

yukarı çık
0
Paylaşım