Menu
RSS
Bayramın ilk 3 günündeki trafik kazalarında 22 kişi hayatını kaybetti

Bayramın ilk 3 günündeki trafik kazalarında 22 kiş…

Bakan Yerlikaya, “Lütfen aşırı...

Bayram Tatilinin İkinci Günü: 726 Kaza, 11 Ölü, 1295 Yaralı

Bayram Tatilinin İkinci Günü: 726 Kaza, 11 Ölü, 12…

İçişleri Bakanı Yerlikaya, bay...

Faturalar Kabaracak... Elektrik Ve Doğal Gaza Zam Kapıda!

Faturalar Kabaracak... Elektrik Ve Doğal Gaza Zam …

Temmuz ayında, genel seçim ve ...

Bayram Gibi Bayram: Yurttaşlar Et Bile Alamıyor

Bayram Gibi Bayram: Yurttaşlar Et Bile Alamıyor

Yurttaşlar bırakın kurban alma...

Acemi Kasap' Bilançosu: Toplam 16 Bin Yaralı

Acemi Kasap' Bilançosu: Toplam 16 Bin Yaralı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca b...

Bayram Tatilinin İlk Günü: 24 Saatte 852 Trafik Kazası

Bayram Tatilinin İlk Günü: 24 Saatte 852 Trafik Ka…

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya,...

Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz: Türkiye’de Örnek Bir Belediyecilik Yapacağız

Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz: Türkiye’de Ö…

Antalya Büyükşehir Belediyesi’...

Antalya Büyükşehir Meclisi Toplandı: Mesut Kocagöz Alkışlarla Karşılandı

Antalya Büyükşehir Meclisi Toplandı: Mesut Kocagöz…

Antalya Büyükşehir Belediyesi ...

Prev Next

Antalya’da Emek Örgütleri Soma Katliamını Unutturmadı: Soma Maden Katliamı 10. Yılında: 10 Yıldır Adalet Yok!

Antalya’da Emek Örgütleri Soma Katliamını Unutturmadı: Soma Maden Katliamı 10. Yılında: 10 Yıldır Adalet Yok!

13 Mayıs’ta Soma Maden Katliamı’nın üzerinden 10 yıl geçmiş olacak. Buna rağmen hala adaletin sağlanmadığı ve gerçek sorumluların ellerini kollarını sallayarak dışarıda gezdiğini söyleyen

emek ve demokrasi güçleri Attalos Meydanı’nda toplanarak Soma katliamının 10 yılında yine adalet haykırışlarını herkese duyurdu. KESK ve DİSK tarafından düzenlenen Soma katliamını anma etkinliğinde KESK adına Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) Antalya Şube Başkanı Tanju İşeri,

DİSK adına da DİSK Akdeniz Bölge Temsilcisi ve Genel İş Antalya Şube Başkanı Vedat Küçük birer konuşma yaptılar.

Haberin Videosu:

Soma’da ölen işçiler ve diğer tüm iş kazalarında hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşu sonrası Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) Antalya Şube Başkanı İşeri: “Bu katliamda yitirdiğimiz 301 madencimizin acısı ve katliamın yarattığı öfke hala taze.

Acımızı ve öfkemizi hala taze tutmamızın bir sebebi var. Soma Davası, bugün tek bir sorumlunun bile gerçek anlamda cezalandırılmadığı bir utançla noktalandı” dedi.

“Acımız ve öfkemiz hala taze çünkü gerçek sorumlular dışarıda gezerken Can Atalay ve Selçuk Kozaağaçlı gibi Soma Davası’nın peşini bırakmayan halkın hukukçuları yıllardır cezaevinde” diyen İşeri’nin konuşması şöyle sürdü:

“Acımız ve öfkemiz hala taze çünkü bu 10 yılda aynı acıları tekrar tekrar yaşadık. 28 Ekim 2014’te Ermenek’te 18 madenciyi, 17 Kasım 2016’da Siirt Şirvan’da 16 madenciyi, 14 Ekim 2022’de Amasra’da 42 madenciyi, 23 Kasım 2022’de yine Şirvan’da 3 madenciyi ve

son olarak 13 Şubat’ta Erzincan İliç’te 9 madencimizi göz göre göre gelen iş cinayetlerine kurban verdik. Hesabı sorulmayan her bir iş cinayeti, her bir maden katliamı bir yenisini beraberinde getirdi.

Elbette bunlar sadece kamuoyuna yansıyanlar, yani bu düzenin gizleyemedikleri… Hemen her gün işyerlerinde, madenlerde sayısız iş kazası gerçekleşirken; isimsiz pek çok emekçi kardeşimizi bu iş cinayetlerine kurban vermekteyiz.

İSİG Meclisi verilerine göre bu yılın ilk üç ayında 425 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.

Bu ölümlerin sebepleri açık: Denetimsizlik, kuralsızlık, güvencesizlik ve en başta bu ihmallerin sorumlusu siyasal iktidarın asli görevlerini yerine getirmemesi; daha da vahimi sermayenin çıkarlarını insan hayatının önüne koyan politikalarıdır.

Türkiye halen caydırıcı, emekçinin yaşamını öne alan bir işçi sağlığı ve güvenliği politikasına sahip değil. Sözde, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile işçi sağlığı ve güvenliğini temel alan bir yasa hayata geçirilecekti; görüldüğü üzere sermayedarlar çıkarları söz konusu olduğunda

bırakın yasalara uymayı, en temel önlemleri almaktan bile imtina etmektedir. Nasıl olsa rüşvetle, ahbap çavuş ilişkileriyle, siyasi iktidarla kurulan bağlarla yasaların üzerinden rahatlıkla atlanabilmektedir.

Bu yüzden öfkeliyiz! Bizler yeni Somalar, İliçler, Amasralar, Ermenekler, Şirvanlar yaşanmasın; madenci çocukları her an babalarının ölüm haberini alma korkusuyla yaşamasın; anaların babaların yüreğine evlat acısı düşmesin istiyoruz.

Ancak kar hırsını her şeyin önüne koyanların, onları koruyup kollayanların, hemen her kazaya mukadderat diyerek yaklaşanların bunu anlamalarını da beklemiyoruz.

Soma’nın 10. yılında bir avuç kömür için bir ömür verenleri bir kez daha saygıyla anıyor, yeraltında her gün iş cinayetleriyle, meslek hastalıklarıyla yüz yüze çalışmak zorunda olan madencilerimizi buradan selamlıyoruz.

Bizler Soma’da yitirdiğimiz 301 madencinin geride bıraktığı acıyı ve öfkeyi yeni Somaların yaşanmaması adına geleceğe taşımakla yükümlüyüz. 10 yıldır her yıldönümünde bunu hatırlattık, hatırlatmaya da devam edeceğiz.

Soma’yı unutmayacağız, unutturmayacağız! Gerçek sorumlular yargılanana, gerçek anlamda hesap sorulana kadar Soma için adalet arayışımızı sürdüreceğiz!”

Haberin Videosu:01

Soma Maden Katliamı 10. Yılında: 10 Yıldır Adalet Yok!

Daha sonra söz alan DİSK Akdeniz Bölge Temsilcisi ve Genel İş Antalya Şube Başkanı Vedat Küçük: “Soma’da 301 maden işçisinin ölümü ve 162 işçinin yaralanmasıyla sonuçlanan katliamın üzerinden tam 10 yıl geçti. Geçen süreçte acımız ve öfkemiz hiç dinmedi. Çünkü Soma katliamı için adalet işlemedi” dedi.

“Acımız ve öfkemiz hiç azalmadı, çünkü Soma’dan sonra verilen tüm sözler lafta kaldı, ”insan onuruna yakışır iş için çalışma ortam ve koşulları” iyileştirilmedi. İşçileri ölümcül tehlikelerden koruyan bir çalışma ortamı sağlanmadı.

Acımız ve öfkemiz asla dinmedi çünkü kendi sorumluluklarını kadere ve fıtrata havale eden iktidar, maden patronlarının aşırı kar hırslarının yarattığı acımasız üretim koşullarına dair sorumluluklarının üstünü kapattı” diyen Küçük konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Soma katliamından sonra sorumluluğu olan kamu görevlileri sistematik olarak korundu. Hükümetten ve ilgili kamu görevlilerinden tek bir kişi bile istifa etmedi, hesap vermedi, yıllarca yargılanmaktan korundu.

2020 yılında Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla sorumluluğu olan kamu görevlilerinin yargılanması yolu açıldı. Ancak aradan üç yıl geçtikten sonra Aralık 2023 yılında sınırlı sayıda kamu görevlisinin yargılanması için iddianame tamamlandı ve ilk duruşma 8 Mayıs 2024 tarihinde yapıldı.

Haberin Videosu:02

Sorumluların sistematik olarak kollanmasına yıllardır tanık olan madenci aileleri kamu görevlilerinin yargılamasının zaman aşımı kapsamına alınmasından ve takipsizlik kararı verilmesinden kaygılılar.

Soma katliamı davasını Soma’dan kaçıran, maden patronu ve yöneticilerini adeta ödüllendiren bu yargı sistemi, sorumluluğu bulunan kamu görevlilerini ancak Anayasa Mahkemesi kararıyla yargılayabilmektedir.

Yargı sistemi, adaleti sağlamak, ölenlerin yakınlarının beklentilerini karşılamak bir yana madencilik sektöründeki en vahşi çalışma koşullarını yaratan çalışma düzenini ısrarla kollamaya devam etmiştir. Yargı sürecinde kabul edilmiş bütün uluslararası sözleşmelerin yanı sıra ülke mevzuatı da hiçe sayılmaktadır.

Soma’da adaletin yerini bulmaması ve bu büyük suçun cezasız, yaptırımsız kalması madenlerde yeni cinayetlere de zemin hazırlamış, Ermenek’te, Amasra’da, Şirvan’da, İliç’te ve ülkenin dört bir yanında madenciler ölmeye devam etmiştir.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini pervasızca göz ardı edenler, mevzuatı kendi kar ve çıkarları için değiştirip bunu açıkça savunanlar, küresel rekabet için güvencesiz ve taşeron çalıştırmayı kural haline getirenler, sendikalaşmanın önüne engeller koyanlar ve

buna engellere rağmen sendikalaşanlara baskı uygulayanlar bu katliamın asıl sorumlularıdır.

Bu ülkede sermaye daha fazla kar için daha fazla kan dökülmesinden hiçbir zaman vazgeçmemiştir.  Sermayenin bu yaklaşımı AKP iktidarında doğayı ve çevreyi de içine alarak azgın bir saldırı, talan ve birikim politikası olarak karşımıza çıkmaktadır.

Çalışanların sağılığının yanı sıra doğa ve canlı yaşamı sermayenin bütüncül saldırılarına maruz kalmaktadır.

Yalnızca 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası değil, çevre ve sağlıkla ilgili mevzuatta yapılan düzenlemeler de sermaye birikiminin ihtiyaçları doğrultusunda olmuştur. Karşımızda insan hayatına ve doğaya karşı büyük bir tehdit oluşturan; ahlaki, hukuki, politik,

ekonomik ve olarak çürümüş; kar ve birikim için gözü dönmüş bir düzen vardır. Bu düzeni değiştirmek elimizdedir; bu düzenin mutlaka değiştirilmesi gerekmektedir.

Soma katliamını unutturmamak için; adalet için, çalışırken ölmeyeceğimiz, insanca çalışacağımız, insanca yaşayacağımız bir düzen için mücadeleye devam!”!

Eyleme çeşitli siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri de destek verdi. DEM Partisi Van Milletvekili Mahmut Dindar’da eyleme katkı verdi.

yukarı çık
0
Paylaşım